Dünya Zeytin Günü

26/11/2019Gastronomi, Güncel

Ali Güreli

Dünya zeytin günü imiş bu gün . Fatih Cenikli paylaşmasa farkında bile değildim . Hatta böyle bir gün olduğunu bile bilmiyordum . Anneler günü ile başlayan tıp bayramı , diş hekimi günü derken, dünya ceviz günü , zeytin günü vs olmasıda çok makul oysa . Dünya zeytin günü bizim günümüz , yani rızıklarını o ağaçlardan sağlayan , ömürleri o ağaçla hemhal olan insanların günü .
Ailemde, hatta sülalemde , herkesin zeytinağacı vardı . Kiminin asli , kiminin yan geliri o ağaçlardandı . Çoğu yıl o gelirler beklentilerin altında kalıp tam artık ümitsizliğe düşülücekken , takip eden bir yılda, o gelir beklentilerin çok üstünde olur ve sanki altılı tuturmuş ya da piyango çıkmış insanlar gibi ,o iyi yılı tekrar yaşamak / görmek hayali kurardı insanlar . Şimdilerde uzmanların periyodisite diye anlattıkları, bize var yılı yok yılı olarak anlatılan, bir sene çok bir sene az olurdu ürün . Çok olduğu sene , insanlar bir sene sonra az olacağını bilir ve ona göre ihtiyatlı yaşardı . Genelikle ihtiyaçlar çok senelerinde karşılanırdı , ailelerin gelirine göre ev / arazi / araba / beyaz eşya / hatta çocuklara bisiklet / hatta kışlık palto bile var senelerinde alınırdı . Bu çok varlıklı / az varlıklı fark etmez zeytinden geçinen herkes için bir kural,bir yaşam biçimi idi bu .
Bizim yörelerde ayrıca zeytinağacı sayısı en önemli zenginlik kriteri idi , ben mesela bizim oradaki en çok zeytin ağacı sahibi adamın Vehbi Koç tan zengin olduğunu düşünürdüm çocukken .Dedem beni zeytinliklerine götürürdü yaz tatillerinde , bak derdi burası bilmem ne tepe, burası bilmem ne çukuru / yokuşu, bir daha gittiğimizde sorardı hatırladın mı buranın adını diye , ben hatırlamak için o yeri , bir sürü zeytin ağacının içinde gözüme kestirdiğim , incir ya da armut ağacından hatırlardım o yerleri ( incir ağacının olduğu yer bilmem ne tepe gibi ) . Ağaçlar için bazen, genellikle insanlar için kullanılan terimlerde kullanırdı dedem , yorgun / iştahlı / susuz vs gibi . Onlara tıpkı birer insanmış gibi saygı duyardı , bak derdi bunlarda benim patronum vs . Yıllar geçip insan hayatını irdelemeye başladığında, ben de ailemin her doğru ve cesaretle attığı adımda , her sığınacak liman aradığında , kimseye baş eğmeden özgür yaşadığı her günde o zeytin ağaçlarının çok payı olduğunu düşündüm . Bizi özgür yaşattı o ağaçlar , düşündüğümüzü söyledik , beğendiğimizi yedik , yandaşlık / yanaşmalık yapmadan yaşadık. O ağacının meyvasını, yağını aldık sattık, geçindik, işin ne diye sorana yağcıyız dedik çok şükür . Bir de eskiden bazen zeytinliğe gidip bir ağacın altında oturup saatlerce , tek bir ses duymadan ( kuş , böcek rüzgar sesi hariç ) mutlak sessizliğin ne demek olduğunu denemişliğimde vardı . Şimdi insanların avuç dolusu para verip katıldıkları meditasyon seanslarına fark atardı bu duygu . Tadım paneline katılmadan bana yağ tatmayı öğreten , yağ almanın demir çelik almak gibi bir şey olmadığını öğreten , bütün tarıma dayalı sanayide olduğu gibi alışverişte mal kadar insan ilişkilerinin önemini anlatan insanlara ve o ağaçlara minnettarım . Sektörde aynı kaderi paylaştığım ( çoğu gece yağmur yağsın diye , Mayıs sonu ise yağmasın diye dua ettiğimiz ) , sektör için beraber mücadele ettiğim , dost olduğum , arkadaş olduğum insanların zeytin günü kutlu olsun . Geçinmek için değil de , eğlenmek , sofistike bir uğraş, bunlar cahil nasıl olsa biraz akıl veririz biz de bir şey içeriz diyenler, eminim daha bir çoşkulu kutlarlar bu güzide günü .