Nezih Yeşilnil

Müzisyen,
besteci,
eğitmen,
aranjör…

Nezih bey sizin geçmişinizi ayrıntıları ile öğrenmek istiyoruz ama önce 2018 yılına dönmek istiyorum. Ülkemizin ve dünyanın en önemli caz festivallerinden “İstanbul Caz Festivali”ni düzenleyen İKSV (İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı) tarafından 50. Sanat Yılınızda “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”nü kazandınız. Ödülü öğrendiğiniz gün neler hissetmiştiniz?

İKSV Caz Direktörü Sayın Pelin Opçin Londra’dan arayarak güzel haberi verdi. Tabii önce büyük mutluluk duydum. Tüm yaşam geçti önümden ve suya yazı yazmamışız diye düşündüm.
Ödül töreninin bir gün öncesinde bana mandolin çalmayı öğreten sevgili annemi defnettik ve ben ödülümü öncelikle onun adına aldığımı belirttim konuşmamda..en büyük sevincin en büyük üzüntüyle birleştiği zamandı. Ve ödülümü İKSV nin 25. Yılı kutlaması, Nesiller Boyu Türk Cazı ve Uluslararası Caz Festivali açılış gecesinde takdim ettikleri için, sahne üzerinde en sevdiğim müzisyen arkadaşlarım, kardeşlerim, öğrencilerim vardı. Zaman tünelinde yolculuktu sanki. Neşet Ruacan, Ayşegül Yeşilnil, Deniz Dündar ve benim uzun yıllardan beri oluşturduğumuz Quartetimizle İstanbul Zorlu Center’da gerçekleşen konserimiz sonrası “Vefanın hala var olduğunu” düşündüm. Bu beni çok duygulandırdı. Çok mutlu oldum.

İzmir’de yetişip Uluslararası bir müzisyen olma yolculuğunuz nasıl başladı ve gelişti?

6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladım. 17 yaşında İzmir’de Maça Beşi Topluluğu’nda bas gitar çalmaya başladım. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldum. 1974’te Grup Doğuş’u kurduk. Sonrasında Tanju Okan’ın özel orkestrası olduk ve sayısız sahne çalışması gerçekleştirdik. 1980’de edindiğim kontrabas, çok ilgilendiğim caz müziğini hayata geçirmeme neden oldu. Aynı yılın yaz aylarında Emin Fındıkoğlu üçlüsü ile çalmaya başladım. Birlikte çaldığım müzisyenler benim için bir caz okulu oldu. 1986’da İstanbul Caz Dörtlüsü’yle
Sibiu’da çaldım. Uzun yıllar çalıştığım Neşet Ruacan Orkestrası ile 1989 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nde konserlerine katıldım.1996 yılında Norveç’ in Oslo Şehrinde yapılan Eurovision Şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil eden grupta yer aldım. Birçok ülkede uluslararası festival konserlerine katıldım. Dünyaca ünlü birçok caz müzisyeni ile çalıştım.

Kurucularından olduğunuz Grup Doğuş’un hikayesini sizden öğrenebilir miyiz?

1970 yılında Maça 5 orkestrası benden bas çalmamı istedi. Ne bas gitarım ne de bas çalmışlığım vardı ama çaldığım basçıları pek beğenmezdim ve tınısı beni çok çekiyordu. Maça5 bas hayatımın başlangıcı oldu. Sonrasında çalıştığım orkestralarda ayrılan gitaristlerin yerine hep ben gitar çaldım taa ki 1974 yazında Grup Doğuşu kurma kararımıza kadar. Sevgili Mehmet Olcayto Piano, Metin Dağaltı Gitar, Ferruh Arıç Davul, Vecihi Özerdemli Vokal, Aldoğan Şimşekyay Trompet, Raci Çığırtkan Tenor Saxafon ve Ben Bas Gitar. 1973 de kadro biraz farklıydı…..ben yoktum mesela. Bütün arkadaşlarımı sevgiyle anıyorum.
Türkiye’nin en güzel yazlık gece kulübü Kübana’da çalmak üzere provalarımıza başladık ancak 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı zor günler geçirtti, ama kısa sürdüğü için her şey tekrar normale döndü .

1996 yılında Norveç Oslo’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden grubun içindeydiniz. Böyle bir deneyim içine almak nasıldı?

1980 yılında caz çalmaya başladım. Her şeyden önce yayınlara ulaşılmanın kolaylaşması…O zaman kaset vardı sonra cd sonra internet…festivallerin yaygınlaşması, caz çalınan kulüplerin olması, dünya çapında müziyenlerin ülkemize gelmeleri ve grupların özellikle İstanbul’a çok sık gelip konser vermeleri. Müzisyenlerin enstrümanlarına kavuşmasının çok kolaylaşması, caza olan ilginin artmasına ve çalmak isteyenlerin çoğalmasına neden oldu. Başarılı genç müzisyenlerin ortaya çıkması, kayıt teknolojilerinin kolaylaşmasıyla müzisyenlerin çalışmalarını kayda geçirebilmeleri de ülkemizde caz müziğinin gelişmesine büyük etken oldu.

Nezih Bey, Yeşilnil çifti olarak Dario Moreno Ödülü ‘nü kazandınız. Bize anlatır mısınız?

Eşim Ayşegül Yeşilnil ile ikili olarak çok özel Türkçe ve yabancı şarkılardan oluşan projemiz “Unutulmaz Aşk Şarkıları” konserleri gerçekleştirdik. Nisan 2013’te dünyaca ünlü İzmirli efsane sanatçımız olan sanatçımız Dario Moreno’nun 92. doğum ıldönümünde “Dario Moreno Ödülü” ne layık görüldük. Ödül töreninde “Sevgili Dario” adını verdiğimiz, unutulmaz Moreno şarkılarından oluşan bir performans sergiledik. İkimizde İzmirli olduğumuzdan, bizler için bu ödülün anlamı çok farklıydı. Dario Moreno ile aynı gün doğduğum için bu ödül hayatımda aldığım en özel doğum günü hediyesi oldu.

Telli sazlara olan sevginiz nasıl başladı? Mandolin, gitar, bas gitar ve kontrbas yolculuğunuzu anlatır mısınız?

Piyanomuz yoktu ve de o yılların en popüleri Rock’n Roll, öncelikle de Elvis Presley, Kingston Trio, Boby Darin , Paul Anka ve diğer müzik grupları.
Yeşil ışıklı Philips radyomuzda The Beatles’ın She Loves You’sunu ilk duyuşumda babamdan sesini biraz açmasını istemiştim. Bu gruplar ve müzikleri genelde gitar ağırlıklıydı. Sonuçta bir karış klavyesi olan enstrumanım dört katına çıkarak Kontrabas şeklini aldı.

Ülkemizi uluslararası platformlarda temsil eden duayen müzisyenimizsiniz. Dinleyicinizin adeta büyülenerek izlediği heyecan verici düzenlemelerinden oluşan projeniz olan, “Nezih Yeşilnil Cinemascope Project” konserlerinizin içeriğini anlatır mısınız?

Müzik ve sinema iki büyülü sanat dalıdır. Çalınan ve çalınmayan notalarıyla müzik, sinemanın etkisini arttıran en önemli faktördür. Hatta zaman zaman filmin önüne de geçer. Sessiz sinemanın sesi müzik idi. Bu projede, dünya sinema tarihine damgasını vurmuş unutulmaz film müziklerini kendi caz birikimimin süzgecinden geçirerek, bambaşka bir lezzet ile dinleyicimle buluşturuyorum. Onlara hangi müziğin hangi filmde çalındığıyla ilgili küçük açıklamalar yapıyorum. Her konserimde farklı değerli müzisyenler ile olmak istiyorum çünkü çok farklı tatlar getiriyor.

UNESCO Uluslararası 2. Dünya Caz Günü’nde ana etkinlik olarak ülkemizi temsil ettiniz. Bu konuyla ilgili açıklama alabilir miyiz sizden?

UNESCO -Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, Thelonious Monk Caz Enstitüsü, İKSV, Kültür Bakanlığı, Dışisleri Bakanlığı tarafından yapılan organizasyona, “Ayşegül & Nezih Yeşilnil Quartet” olarak, ana etkinlik daveti aldık. 30 Nisan 2013 tarihinde Dünya’da 2. kez seçilen platform olan İstanbul’da “2013 Uluslararası Caz Günü – International Jazz Day” kutlamalarında konser verdik. Ve aynı etkinlik çerçevesinde Ayşegül Yeşilnil’in “Caz Resimleri”adlı 20. Kişisel sergisi gerçekleşti. Caz müziğine yaşamını adamış çok değerli konser vermek çok özel ve güzel bir duygu.

Ressam ve caz sanatçısı eşiniz Ayşegül Yeşilnil ile birlikte müzik yapmak nasıl bir süreç? Bize hala radyolarda çalınan “Rüzgara Şarkılar Söyle” adlı unutulmaz albümünüzden ve aranjörlüğünü yaptığınız diğer albümlerden bahseder misiniz?

Saygı ve sevgi her şeyin anahtarı. Biz birbirimizle müzik yapmayı gerçekten de çok seviyoruz. Ahenk çok önemli ve bunu çok çalışma ile pekiştirdiğiniz zaman ortaya mutluluk verici sesler çıkıyor. 1995 yılında tüm sözlerini Ayşegül’ün yazdığı, bestelerini ve düzenlemelerini yaptığım “Rüzgara Şarkılar Söyle” adlı albümümüzde Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Neşet Ruacan, Jak ve Janet Esim, ve daha birçok değerlimizin katıldığı neredeyse bir müzisyen ordusu çaldı, sevdiğimiz herkes. Evet ne mutludur ki, hala radyolarda çalınıyor. Çok naif ve büyüklere masallar tadında oldu bu şarkılar.
Evet ayrıca birçok albümde aranjör olarak ve yorumcu olarak görev aldım..

35 yıl sonra memlekete dönmenin heyecanını yaşadıklarını söyleyen Müzisyen, besteci, eğitmen, aranjör, usta sanatçımız Nezih Yeşilnil, duygularını şu cümlelerle ifade ediyor; ”İzmir’imize geri döndük. Hepimiz biliyoruz ki, uzaklıklar önemli değil. Bizler, sanatsal etkinliklerimiz için yine ülkemizin ve dünyanın birçok şehrinde var olacağız. Şimdiye değin, konserlerimiz ve resim sergileri ile paylaştığımız sanatlarımızın yanı sıra, bilgilerimizi de gelecek olan kuşakla paylaşmaktan büyük mutluluk duyduk. Eğitimin yüceliğine olan inancımızla, gerek yuvamızda gerek sanat akademilerinde, gerekse sahnede, özellikle de gençlere bilgi aktarımını ve destek vermeyi yaşam amacımız haline getirdik. Sanat yolculuklarında onlara güzellikleri işaret edebildiysek, ışık tutabildiysek, yaşamlarına dokunabildiysek bizler için en büyük hazine işte budur. İzmir’de aynı yaşam görevimiz devam edecektir. Uzun zamandır istediğimiz, ancak çok ani verdiğimiz bu kararımızın, yeni hayatımızda bizlere yepyeni mutluluklar getirmesi dileğimizdir”
İzmir’in uzun bir zamandır burnumuzda tütüyordu ve eşimle birlikte kentte, müzik alanında önemli isimlerin yetişmesine katkı vermenin heyecanıyla doluyuz. Mesleki birikimlerimizi paylaşmak için Urla İskele’yi tercih ettik. ve eşim Ayşegül Yeşilnil ile beraber , vokal, gitar, bas gitar, kontrbas, ensemble derslerini kişiye özel müfredat ile gerçekleştiriyoruz. Yaş sınırının olmadığı özel derslerde caz standartlarını, seçilmiş pop şarkılarını, Türk ve dünya bestecilerinin eserlerini öğrenme ve bireysel olarak canlı performansla çalışma olanağı sunuluyor. Ayrıca farklı enstrümanların orkestra halinde çalınmasının öğretildiği ‘Ensemble’ dersleri de özel olarak işliyoruz.

Nezih Bey, İstanbul’daki seçkin müzik akademilerde verdiniz ve özel olarak kontrabas, bas gitar, gitar ve ensemble dersleri veriyorsunuz. Şimdi İzmirli müzikseverler çok şanslı. Öğrenci adaylarınız için yaş sınırı var mı? Size nasıl ulaşabilirler?

Hem başlangıç için hem de ileri seviye için ders veriyorum. Yaş sınırı yok. Yeter ki öğrencim verilen emeği hak edecek çalışkanlığı göstersin. İlginçtir ki ileri yaşta olanlar, mesleğini eline almış işadamları çok büyük ciddiyetle ilerleme kaydediyor. Çünkü, içinde kalmış çocukluğu boyunca..”Önce okulunu bitir sonra müzikle ilgilen” denilmiş. Özel ders, elbette bire bir olacağından daha hızlı gelişme oluyor. Çünkü, öğrencilerimin seviyelerine göre özel müfredat hazırlıyorum.
İletişim; yesilnil@gmail.com

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Nezih Yeşilnil kimdir?

Nezih Yeşilnil, 6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 17 yaşında İzmir’de Maça Beşi Topluluğu’nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974’te Grup Doğuş’un kurulmasına öncülük etti.
Çeşitli dans müziği topluluklarında çalan müzisyenin 1980’de edindiği kontrabas, çok ilgilendiği caz müziğini hayata geçirmesine neden oldu. Aynı yılın yaz aylarında Emin Fındıkoğlu üçlüsü ile çalmaya başladı. Birlikte çaldığı müzisyenler onun için bir caz okulu oldu. Erol Pekcan, Nükhet Ruacan, Tuna Ötenel, Neşet Ruacan ve Önder Focan’la çalışmalar yaptı. 1986’da İstanbul Caz Dörtlüsü’yle Sibiu’da çaldı.Uzun yıllar çalıştığı Neşet Ruacan Orkestrası ile 1989 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nde konserler verdi.
1996 yılında Norveç’ in Oslo Şehrinde yapılan Eurovision Şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil eden grupta yer almıştır.
Ressam ve caz solisti olan eşi Ayşegül Yeşilnil ile yürüttüğü sahne çalışmalarının yanı sıra, 1995’te beste ve düzenlemelerinin çoğunu kendisinin yaptığı Ayşegül Yeşilnil’in sözlerini yazıp seslendirdiği “Rüzgara Şarkılar Söyle” adlı albümü çıkardı. 1992 – 1993 Jak – Janet Esim Topluluğu ile üç kez Avrupa turnesine katıldı. Ayşegül Yeşilnil ile Uluslararası Caz Festivallerine katıldı ve jazz kulüplerinde birçok performans gerçekleştirdi. Yine eşi ile ikili olarak çok özel Türkçe ve yabancı şarkılardan oluşan projeleri “Unutulmaz Aşk Şarkıları” konserlerini gerçekleştiren Yeşilnil çifti, Nisan 2013’te dünyaca ünlü İzmirli efsane sanatçımız olan sanatçımız Dario Moreno’nun 92. doğum yıldönümünde “Dario Moreno Ödülü” ne layık görüldü. Ve “Sevgili Dario…” adını verdikleri, unutulmaz Dario Moreno şarkılarından oluşan bir performans sergiledi.
UNESCO -Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, Thelonious Monk Caz Enstitüsü ve İKSV tarafından davet alan Ayşegül & Nezih Yeşilnil Quartet , 30 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen “2013 Uluslararası Caz Günü- International Jazz Day” kutlamalarında konser verdi.
15 Nisan 2014 tarihinde, UNESCO – WAD / IAA ( World Art Day) “Dünya Sanat Günü” kutlaması için dünyada ilk kez 9 ülke ile internet bağlantısı kuruldu. UNESCO-AIAP Dünya Başkanı Rosa Maria Burillo Velasco’nun önderliği , Fransız sanatçı Marie Pierre’in düzenlemesi ile gerçekleşen bu önemli organizasyon için Türkiye’den Ayşegül ve Nezih Yeşilnil çifti davet aldı. İkili “Dünya Sanat Günü” için 45 dakikalık performans gerçekleştirdi ve katılımlarından dolayı, UNESCO – WAD tarafından verilen diploma ile onurlandırıldı.
Scott Hamilton, Ted Curson, Carol Chaikin Ron Afif, Danny Lerman, Larry Coryell, Ray Blue, Lloyd Chisholm, Ted Taylor, Geraldine Hunt, Valery Ponomarev, Özay Fecht, Vitali Samharadze, Jeff Giansily ve Don Thompson birlikte çaldığı yabancı müzisyenlerden bazılarıdır.
Nezih Yeşilnil; Türkiye’nin dışında Çin, Almanya, Hindistan, Belçika, Norveç, Cezayir, Kıbrıs, İsviçre, Türkmenistan, Hollanda, İspanya, Finlandiya, İtalya, Azerbaycan, Romanya’da konserler vermiştir.
Haziran 2018 Tarihinde 25. Yılını kutlayan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV), 50. Sanat yılını kutlayan Nezih Yeşilnil’i,“Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ile onurlandırılmıştır.
Pera Güzel Sanatlar Akademi ve Modern Müzik Akademisinde bas eğitmenliği yapmıştır. Halen kendi triosunun yanı sıra , caz ve etnik müzik yapan çeşitli gruplarla müzisyenlik hayatını sürdüren Nezih Yeşilnil, özel ders veriyor, eğitmenliğe devam ediyor ve müzik stüdyolarında düzenlemeler yapıyor.