Urla Caz Festivali

Urla Caz ve Gastronomi Günleri hakkında Urla Caz Festivali kurucusu
Hamza Mert Mertoğlu ile konuştuk.

Urla Caz ve Gastronomi Günleri… Caz ve gastronomi çok farklı iki disiplin… Gastronominin caz festivaline eklenmesi fikri nasıl oluştu?

İlkini 2019’un Eylül ayında düzenlediğimiz Urla Caz Festivali, kısa sürede hem caz severlerin hem de Urla’ya gönül vermiş kişilerin nezdinde büyük beğeni topladı. Geçen sene gastronomi programını da eklediğimiz festivalimizi, pandemi nedeni ile ertelemek zorunda kalmıştık. Bu sene değerli sanatçılarımızın, öncü şeflerin, Urla eşrafının kısaca bizi destekleyen ve bizimle güzel vakit geçirmek isteyen herkesin katılımı ile caz ve gastronomi dolu bir hafta bizleri bekliyor.
Yeme-içme ve festival aslında hep iç içe olan kavramlar… Caz ve gastronomi farklı iki disiplin gibi görünse de gastronomi alanında çok hızlı yükselen bir değer olan Urla bazında değerlendirdiğimizde, güzel bir yemeği kendine has, doğru müzik ile birleştirmek bizce uzak bir fikir değildi. Sonuçta caz da gastronomi de belli insanların gustolarına hitap eden ve birbirlerini çok iyi tamamlayan zevkler diye düşünerek böyle bir yola çıktık.

Urla Caz ve Gastronomi Festivali’nin temel amacı nedir?

Başlangıçta amacımız doğru bir iş yapmak ve Urla’lı müzik severler ile değerli sanatçıları buluşturmaktı. Ancak bugün geldiğimiz noktada temel amacımız, Urla bölgesine katkı sağlamak ve zaten bizim dışımızda hali hazırda hızla yükselen Urla gastronomisine ufacık da olsa destek olabilmek oldu. Ki bu da başlangıçta doğru bir iş yaptığımızı gösterdi diye düşünüyoruz. Özellikle gastronomi tarafı bizim ticari kaygı duymaksızın, katılımcılara sponsorluk ve PR konusunda katkı sağlamaya yönelik olarak heyecan duyduğumuz bir alan… Umarız daha da büyür ve gelişir.

Festivalin bir teması var mı?

“Together to be” birlikte olalım, kendimiz olmak için… Biliyorsunuz pandemi nedeni ile birbirimizden çok uzaklaştık ve yalnızlaştık. Bu süreçte hayata ve geleceğe bakış açılarımızda değişiklikler yaşadık. Bizler beraber olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlamak ve kendimiz olabilmek istedik. Bunun için doğru ortamın, ortak masalarda yenen güzel yemekler ve ortak zevklere hitap eden kaliteli müzikler ile sağlanabileceğini düşünüyoruz.

Hedef kitleniz hakkında neler söylersiniz?

Komite olarak bir hedef kitlemiz yok, birlikte olmak istediğimiz insanlar var. Hem Urla’da yaşayan hem de büyük şehirlerden uzaklaşıp nefes almak isteyen, gustoya değer veren, rafine zevkleri olan, bir ürünün önümüze gelirken geçirdiği uzun ve zorlu süreci anlayan, güzel müzik dinlemek isteyen herkes yaş veya statü fark etmeksizin katılım gösteriyor. Bizce önemli olan yaptığımız işi içselleştiren ve buna dahil olmak isteyen kişilere ulaşmak…

Nasıl bir tanıtım ve duyuru çalışması yaptınız? Geniş kitlelere ulaşabildiniz mi?

Aslında çok agresif bir tanıtım programı yapmak istemedik. Olağan seyrinde giden reklam işlerine ağırlık verdik. Özellikle sosyal medya, ulusal basın ve influencer paylaşımlarını ön plana çıkardık. Asıl amacımız organik iletişim yolu ile kulaktan kulağa yayılmak ve gerçekten festivalin bir parçası olmak isteyen doğru kitleye ulaşmak olduğu için de dostlarımızı, Urla’ya gönül vermiş insanları ve bize inananları bolca bilgilendirdik.

Pandemi nedeniyle katılımcı sayısı konusunda tedirginliğiniz var mı? Bu anlamda öngörünüz ne?

Katılımcı konusunda ciddi bir limit belirledik. Pandemi önlemleri nedeni ile 10.000 m2 olan bir alanı çok az sayıda kişi ile sınırlı tuttuk. Doğru hizmet vermek ve herkesin sağlıklı bir şekilde eğlendiğini garantilemek istiyoruz. Tabii ki maliyetlerin artması ve ekonomik sebepler bizi de tereddüde düşürdü ancak öngörüyoruz ki böyle markalar zor dönemlerde ayakta kalabilirse uzun soluklu olur.

Festivale katılacakları nasıl bir program bekliyor?

Çok dolu bir program bekliyor. Festivalimiz sadece son 3 gün gerçekleşecek olan sıralı müzik performanslarından ibaret değil. 13-16 Eylül tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz gastronomi etkinliklerini planlarken elimizden geldiğince Urla’ya gönül ve emek vermiş, bizden önce burada olan ve bizden sonra burada olacak insanlara dokunmaya çalıştık. Urla Caz ve Gastronomi Festivali kapsamında, konusunda uzman şef ve araştırmacıların ilham veren hikâyeleri ve uzmanlık alanlarına dair bilgi paylaşımları, ürün-üretici-şef buluşmaları, sosyal sorumluluk projeleri, sohbet ve tadım etkinlikleri gerçekleştireceğiz. Hem Caz müziğinin farklı standartlarına, hem de caz müziği dışında aşina olduğumuz sanatçıların caz doğaçlamalarına yer verecek geniş bir müzik yelpazesi katılımcılarımızı bekliyor. Kısaca 13-19 Eylül haftasını Urla geneline yayılmış deneyim dolu bir hafta haline getiriyoruz.

Programı yaparken nelere dikkat ettiniz?

Tabi ki geniş kitlelere ulaşmak istedik. Öncelikle kendi alanında başarılı işlere imza atmış, birbirinden yetenekli sanatçıları ve öncü şefleri ağırlamaya çalıştık. Gün ve line-up kısıtlaması nedeni ile maalesef pek çok çalışmak istediğimiz başarılı isme yer veremedik. Ancak önümüzdeki senelerde bu isimleri de mutlaka aramızda göreceğimizi umuyoruz. Farklı müzik türlerinde iyi yorumcuların ve başarılı müzisyenlerin yanı sıra konusunda uzman şeflerin ve öncü gurmelerin yer alacağı özel bir program yapmaya çalıştık.

Hangi sanatçılar sahne alacak?

Line-up şu şekilde:
17 Eylül Cuma: Karsu, Çağrı Sertel ‘’Multiverse’’, Dolunay Obruk
18 Eylül Cumartesi: Baba Zula, Jülide Özçelik, Elif Çağlar, Erdem Özkan, Cansu Nihal Akarsu Ft Batu Şallıel
19 Eylül Pazar: Birsen Tezer, Jehan Barbur, Sar Maden-Volkan Öktem-Alp Ersönmez, The Kites

Gastronomi tarafında neler olacak?

Gastronomi, Urla içinde bizden bağımsız olarak çok gelişen bir alan. İşini bizden çok daha iyi bilen şefler, restoran sahipleri ve öncüler var. Bizler bu alana dokunup, katkı sağlamak istedik. Onlar da bizlere bu konuda çok destek oldu. Pandemi nedeni ile kapalı gruplarda katılım sınırlı olmak durumunda kalsa da 13 -16 Eylül günlerini dolu dolu programladık. Programı yakında instagram sayfamızdan açıklayacağız. Ancak alanında çok başarılı isimlerin bizlerle olacağını söyleyebilirim.

Mekân hakkında bilgi verir misiniz?

Sultanlar Vadisi Urla’nın en bakir, en özel yerlerinden biri diye düşünüyoruz. Mükemmel bir Urla manzarası ve 10.000 m2 gibi geniş bir alana sahip. Ormanın içinde, günlük kaygılardan uzak bir alan oluşu da “Together to be!” yani kendimizi hatırlama ve beraber doğaya dönüş algısı içeren sloganımız ile çok örtüşüyor. Sultanlar Vadisi hem pandemi önlemlerini büyük bir titizlikle alabileceğimiz hem de birlikte rahatça müzik dinleyip yemek yiyebileceğimiz geniş bir alan.

Festival paydaşlarınız kimler, hangi kurumlar? Ve destekçileriniz?

Urla’da yaşayan, Urla’ya gönül ve emek veren herkes bizim paydaşımız diyebiliriz. Tabi ki sponsorlarımız var, tek tek saymak uzun olur. Biz bu iş için yola çıktığımızda çok ciddi bir destek gördük ve iyi bir noktaya değindiğimizi fark ettik. Birlikte çalışmak istediğimiz ancak zaman darlığı ve pandemi kısıtlamaları nedeni ile yer vermediğimiz pek çok paydaş ile uzun vadede daha da büyüyeceğimizi düşünüyoruz.

Bu festival ile ilgili hayaliniz ne?

Hayalimiz, festival kapsamında ön plana çıkarmak istediğimiz alanların daha da büyümesi… Sadece caz ve gastronomi alanlarında değil farklı zevklere de hitap eden organizasyonların çoğalması… Urla’nın gelişmesi ve hak ettiği değerle büyümesi diyebiliriz. Umarız festivalimizi uluslar arası caz ağına da taşırız.

Bu festivalin hem ulusal hem de uluslararası saygınlığı olan bir festival olması için çalışmalarınız var mı?

Komite olarak sevgili Murat Sezgi öncülüğünde TCA (Türkiye Caz Ağı) üyesiyiz. Öncelikli amacımız Türkiye’de doğru ve başarılı bir işe imza atmak.

Festivalin sürdürülebilir olması için ayakta kalma stratejileriniz neler?

Bizim öncelikli amacımız festivali başarılı bir şekilde gerçekleştirip, doğru insanlara ulaşabilmek… Bildiğiniz gibi Türkiye’de bu tarz işlerin karşılığını alabilmek ve zorluklara göğüs gerebilmek biraz güç. Öncelikle Urla eşrafının ve sakinlerinin desteği çok büyük… Yine birlikte yola çıktığımız sponsorlarımız ve paydaşlarımız ile uzun vadeli planlar yapıyoruz. Sadece bilet alıp katılım göstermenin dışında takdir edip paylaşanların ve bir parçası olmak isteyenlerin de bizleri desteklediğini düşünüyoruz.

Festivalin Urla özelinde faydaları konusunda neler söylersiniz?

Urla’da bizim haricimizde de etkinlikler ve çok güzel işler zaten oluyor. Bizler de bu sürecin bir parçası olabilirsek ne mutlu… Hem ulusal basında Urla’nın yer alması hem farklı sanatçıların ve önemli şeflerin buraya gelecek olması, Urla’nın konuşulması ve desteklenmesi bizce çok önemli… Bu anlamda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Festival için kaç kişilik bir ekip çalışıyor? Biraz süreçten bahsedebilir misiniz?

Ana ekip ve ofis ekibimiz haricinde destek aldığımız hem sponsorlarımız hem de paydaşlarımızın ekipleri ile oldukça kalabalığız. Tabii bu sayı, işler ivme kazandıkça her gün artıyor. Yine bize destek olan, bu işin bir parçası olamasa dahi bize dışarıdan katkı sağlamaya çalışan pek çok kişi var. Buradan hepsine teşekkür ediyoruz. Bu iş kendi doğası itibarı ile maalesef yeterince zorlayıcı iken üstüne bir de pandemi eklendi. Elbette zorlandık ancak Urla bu tarz güzel işleri hak ediyor diye düşünüyor ve motive oluyoruz.

Çevreye ve sağlığa zarar vermemek adına festival alanında ne tür tedbirler aldınız?

Bizim için en önemli konu sağlık… Pandemi nedeni ile ilgili çok ciddi önlemler aldık. Bilet satışımızı kısıtlı tutarak hem ekip olarak hem de katılımcılarımız nezdinde Bakanlık kararı ile alınan çift aşı ve en fazla 48 saati kapsayan PCR test uygulamalarını zorunlu tuttuk. Özellikle kaymakamlık, valilik ve belediyemizin desteği ile ambulans, acil müdahale ve sağlık ekibi, özel hijyen kitleri, itfaiye ve güvenlik unsurlarımız ile alan güvenliğini sağlamaya özen gösterdik. Çok büyük bir otoparkımız mevcut… Giriş ve çıkışları çok dikkatli planladık. Herkesin rahatça girip, güvenli ve sağlıklı bir şekilde vakit geçireceği bir ortam hazırlıyoruz.
Oturma alanlarında herkese özel hijyen kitleri, alan içerisinde hijyen noktaları ve sosyal mesafe kurallarına göre organize ettiğimiz bir yerleşim alanı hazırlıyoruz. Hem sağlık ekiplerimizin devamlı hizmet vermeye hazır olacağı, hem de personelimizin hazır bulunacağı bir festival düzenliyoruz. Sponsorlarımızın da ön planda tuttuğu sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm konularında oldukça hassasız. Tüm çalışma süresince doğa dostu, insan dostu ve hayvan dostu olmayı ön planda tuttuk. İlerleyen süreçlerde çevre ve doğa anlamında çeşitli sivil toplum kuruluşları ile yaptığımız çalışmaları da paylaşıyor olacağız.

Teşekkür ederiz Hamza Mert Mertoğlu… Urla Caz ve Gastronomi Günleri’nde görüşmek üzere.

error: İçerik Korunmaktadır!